Tabiat bir san'at-ı İlahiyedir, Sani olamaz...Bir kitabet-i Rabbanîdir, kâtip olamaz... Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Bir defterdir, defterdar olamaz. Bir kanundur, kudret olamaz. (Lem'alar)

11 Aralık 2011 Pazar

Bal Kulesi


       Antalya'nın Kumluca İlçesi'ne bağlı Dereköy'de bulunan Likya tipi asırlık arı kovanları, bakımsızlıktan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
       Arı kovanlarının bu şekilde yapılmasının nedeni ise kovanda bulunan balı ayı, sansar gibi hayvanlardan korumak düşüncesinden kaynaklanıyor.

video
 Bu bal kulelerinin güzel bir fotoğrafını bulamadım. Haber ilgimi çekti, belki hoşunuza gider.(Zor Yollar TRT Türk)

9 Aralık 2011 Cuma

Karaboğaz Gölü Gezimiz


            KARABOĞAZ GÖLÜ     
            Bu göl Bafra Delta ovasının batı kesiminde oluşmuş kıyı set gölüdür. Göl alanı yaklaşık 160 hektar olup doğu – batı doğrultusunda uzanmaktadır. Göl alanı kışın yağışlarla birlikte alanı genişlerken, yaz mevsiminde kuraklık etkisiyle daralmaktadır. Göl  geniş  bataklık  ve sazlıklarla kaplıdır. Kış mevsiminde Yaban ördeği, Kaz, Karabatak ve diğer su kuşları için barınma alanıdır. Göl sularında tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır Gölün ağız kısmı zaman zaman dalga biriktirmesi sonucu kapanır. Göl  Bedeş   çayının sularını boşalttığı bir alan durumundadır. Göl alanı kışın iyi bir avlanma alanıdır. Ayrıca göl içersinde yetişen kamış ve sazlar göl çevresinde oturanlar için ekonomik bir gelir kaynağıdır. Sazlardan hayvan barınağı örtüsü yapılırken Kamış ve Kındıra bitkisinden hasır, sepet ve hasır oturaklar yapılmaktadır.
Kındıra: Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu.




Cezalar hiç bitmiyor. Hazır olda bizim için nöbet tutuyorlar.
İbadet tamam.
Kovanları açıp kontrol ettik, nazar değmesin kolonilerimin durumu iyi görünüyor. Bal stokları tamam huzur içinde etkinliğimize devam ediyoruz. 

Atıştırmalardan sonra oryantiring faaliyetine başlıyoruz.

Kırmızı ve Mavi takım hazır. İp uçlarını ve başlangıç koordinatlarını aldılar.
Zıpkın gibiler, hedeflere ulaştıkça deymeyin keyiflerine...
Hakem olarak bizde çocukların koşturmalarını izliyoruz.
Karaboğaz gölü kenarındayız.Üç tanede kuğu bir sürüde ördek gördük. Ördekleri ilk defa gören bir izcim küçük kuğular geçiyor öğretmenim deyince epey güldük.



Yaz aylarında bile Karadeniz bu kadar sakin olmaz.
Bu güzel havanın tadını çıkardık.

Bu etkinliğimizi de böylece tamamladık. Bir daha ki gezimiz Burunca İzci evine olacak.


4 Aralık 2011 Pazar

İkiztepe Höyüğü




İKİZTEPE KAZILARI
İkiztepe ören yerinde bugüne kadar yapılan kazılarda, bölgede Kalkolitik döneme (MÖ 5000-4000) ait yerleşimlerin izine rastlandı, MÖ 4000 ile MÖ 1700 yıllarına kadar sürekli yerleşim yapıldığı anlaşıldı.
Kazılarda Eski Tunç Çağı (MÖ 3000-2000) ve Erken Hitit (MÖ 1900-1800) dönemine ait çok sayıda eser ve kalıntı bulundu. Ayrıca MÖ 330-30 yılları dönemine ait anıt mezar ortaya çıkarıldı.
İkiztepe’deki kazılarda elde edilen arkeolojik parçalar arasındaki en ilginç buluntuları ise ameliyatlı kafatasları oluşturuyor.
İkiztepe ören yerindeki en yüksek tepede MÖ 2300-2100 yıllarına ait mezarlıktan çıkarılan 690 iskeletin 8′inde bu döneme ait bilinçli ameliyatlar yapıldığına dair izlere rastlanmıştı.
Tıp kitaplarında yer alan Aztek ve Eski Mısır örneklerinden farklı olarak “kapak açma” yöntemiyle yapılan ameliyatların izini taşıyan buluntular, Anadolu’da rastlanan tek örnekler olması açısından arkeolojik önem taşıyor.
Ayrıca bu eserlerin incelenmesi sonucunda, burada yaşayan insanların, Akdeniz ırkının özelliklerini taşımadıkları ve Alacahöyük’te yaşayan Orta Anadolu ırkından farklı, Güney Rusya ile Bulgaristan’da yaşamış insanlardan geldikleri anlaşıldı.
Kazılarda bugüne kadar 12 binden fazla buluntu elde edildi. Bunların önemli bölümü ise halen Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde sergileniyor.


















KIZILIRMAK İ.Ö.O. ÇAKA BEY OYMAĞI izci adaylarıyla bugün bir etkinliği daha tamamlamış olduk. Haftaya inşallah Sahilkent, Karaboğaz gölü ve arılığı ziyaret edeceğiz.